Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dev-Sol

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
-DEVRİMCİ-
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 541
Nerden : Denizlerin Yolundan..
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Dev-Sol   Paz Nis. 20, 2008 10:02 pm

dev-sol cephesi hakkındaki bilgileri burada paylaşabilirsiniz..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Dev-Sol   Çarş. Nis. 30, 2008 8:04 pm

KURULUŞ YILLARI

1978 başında Devrimci Yol taraftarı olan Bülent Uluer, Paşa Güven ve Dursun Karataş'ın başında olduğu bir grup, Devrimci Yol merkezi ile çeşitli konularda uyuşmazlık içinde olduğunu belirterek ilişkilerini askıya aldığını açıkladı. Bu nedenle bir süre Askıcılar olarak adlandırılan İstanbul merkezli grup Devrimci Sol isimli bir dergi çıkarmaya başladı.
Ayrışma sonrası üniversitelerde Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev-Genç) kuruldu. Örgüt Devrimci Yol'un SSCB'de revizyonist diktatörlüğün hüküm sürdüğü tespitine katılmıyarak; iç savaş tespitinin Mahir Çayan'ın
öncü savaş stratejisini reddettiğini; ve direniş komiteleri önerisinin
yatay örgütlenmeye yol açarak, yukarıdan aşağıya örgütlenmeyi
törpülediğini savunuyordu. Örgüt yöneticileri "THKP-C'nin
savunduğu çizgi temelinde yeni bir devrimci hareket yaratmayı" amaç
olarak saptamışlardı. Mahir Çayan'a ait Kesintisiz Devrim broşüründe
çerçevesi çizilen emperyalizm analizini benimseyerek, III. Bunalım
Döneminin sürmekte olduğunu savunuyorlardı. Türkiye'nin emperyalizmin yeni sömürgesi olduğunu ve egemen sınıfların oligarşik bir ittifak oluşturduğunu kabul ediyor ve devletin "sömürge tipi faşist" bir karakter taşıdığı saptamasını yapıyorlardı.
Devrimci Gençlik, devrimci bir parti oluşturulmadan PASS'nin
uygulanamayacağını, temel görevin devrimci bir partinin yaratılması
olduğunu ve bu görevin güncel politik-toplumsal çalışma içerisinde
devrimci bir hareketin yaratılmasına yönelik bir mücadele sürecinde
yerine getirilebileceğini savunuyordu. Türkiye'nin emperyalizmin yeni
sömürgesi olması nedeniyle Kürdistanı sömürgeleştiremediğini, Kürt
sorununun yeni sömürgecilik siyasetinin bir parçası olarak ele alınması
gerektiği görüşüne sahiptiler. Militarist mücadeleye girişen Dev-Sol, Silahlı Devrim Birlikleri (SDB) aracılığı ile çeşitli silahlı eylemler düzenleyerek MHP ileri gelenlerinden Gün Sazak ve Nihat Erim suikastlerini gerçekleştirdi.



1980 DARBESİ

1980 Darbesi sonrasında örgütün üyelerinin büyük çoğunluğu cezaevine girdi. 1981
yılında açılan Devrimci Sol ana davasında sanık sayısı 1243'ü buldu. 1.
Ordu Sıkıyönetim Mahkemesi 10 yıllık bir yargılamanın ardından
sanıklara "örgüt yöneticiliği yapma", "adam öldürme", "kamu malına
zarar verme", "polise mukavemet" gibi çeşitli suçlardan dolayı bir idam
ve çeşitli hapis cezaları verdi. Ancak 2005 yılında Yargıtay, dosyada
evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usül yönünden bozdu.[1]
Tutukluluk süresince işkencenin önlenmesi, cezaevlerindeki koşulların
iyileştirilmesi, tutuklu ve mahkumların tek tip elbise giyme
zorunluluğunun kaldırılması gibi taleplerle çeşitli eylemler yapan dava
sanıkları tek tip elbise giymeyi reddettikleri için zaman zaman
mahkemeye iç çamaşırlarıyla çıkarak kararı protesto ettiler. Örgüt aynı
zamanda 1984 yılında yapılan ölüm orucu eylemine de aktif olarak
katıldı.Bu eylemde DEV-SOL militanları Abdullah Meral(d.1953),Haydar
Başbağ(d.1956) ve Hasan Telci(d.1957) öldüler.Sonuçta,TTE uygulaması
daha başlamadan rafa kalktı.
1980 SONRASI EYLEMLER

Örgütün üst düzey sorumlulularının cezaevlerinden firar etmesinden
sonra örgüt yeniden cezaevi dışındaki eylemlerine ve örgütlenme
çalışmalarına hız verdi. Örgüt 1987 Kasım ayında iki banka şubesi ve bir bankanın genel müdürlük binasının yanması, Aralık ayında Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Bürosunun silahlı kişilerce basılması, Ocak 1990'da 1989 1 Mayıs gösterileri sırasında eylemcilerin üzerine ateş açarak Mehmet Akif Dalcı'nın ölümüne neden olan bir trafik polisinin öldürülmesi, 1990 Eylül ayında iki farklı eylemde emekli başkomiser İbrahim Çağlar'ın ve MİT eski müsteşar yardımcısı Hiram Abas'ın öldürülmesi, Ocak 1991'de emekli Yarbay Ata Burcu'nun öldürülmesi, İstanbul Şişli'de Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Genel Merkezi ile Kızılay'daki ANAP
Ankara İl Başkanlığı binalarına bombalı saldırı düzenlenmesi, İstanbul
Maslak'ta bir işhanının giriş katında yeralan ABD'ye ait gümrük
işlemlerinin yapıldığı büronun bombalanması, İstanbul'da iki ayrı yerde
iki Amerikan kuruluşuna bombalı saldırı düzenlenmesi, Olağanüstü Hal Bölgesi'nde oluşturulan Asayiş Birlikleri Kolordusu Komutanlığından emekli, Başbakanlık başmüşavirlerinden Korgeneral Hulusi Sayın'ın Ankara'da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, Şubat 1991'de İncirlik Üssü'nde gümrük uzmanı olarak görev yapan Amerikalı Bobie Eugene Mozelle'nin, Adana'da öldürülmesi, Mart 1991'de
İstanbul'da 7, Ankara'da 1, Adana'da da 2 Amerikan şirketine bomba
atılması, bir Amerikan şirketinin İstanbul Yeşilköy'deki bürosuna
düzenlenen saldırı sonucu şirket genel müdürü John H. Gandy'nin öldürülmesi, işadamı Ali Şen'in helikopterinin, İstanbul'da bulunduğu pistte bombalanması, Nisan 1991'de 12 Mart döneminde Ziverbey Köşkü'ndeki işkenceleri organize ettiği ileri sürülen eski sıkıyönetim komutanı emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk'ün öldürülmesi, Mayıs 1991'de eski Olağanüstü Hal Asayiş Komutanı Emekli Korgeneral İsmail Selen'in Ankara'da, Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz'ün Adana'da öldürülmesi, Temmuz 1991'de örgütün eski üyelerinden Paşa Güven'in Fransa'da öldürülmesi, Ağustos 1991'de bir Türk-İngiliz ortak kuruluşu olan bir sigorta şirketinin Genel Müdür Yardımcısı Andrew Blake'in, İstanbul Esentepe'de uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, Ekim 1991'de eski MİT müsteşarı ve İstanbul 1. Ordu eski komutanı emekli Orgeneral Adnan Ersöz'ün, Göztepe'deki evinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, Aralık 1991'de İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç ve korumalığını yapan şoförü Vedat Dilmaç'ın öldürülmesi, Şubat 1992'de Cumhuriyet Başsavcısı Nural Uçurum'un silahlı saldırı sonucu ağır yaralanması, Mart 1992'de Ankara'da bir polis memurunun öldürülmesi, Mayıs 1992'de DYP İstanbul İl Başkanı Muhsin Divan'ın yaralanması, İstanbul Şişli'de bir kahvehanede oturan Gasp Masası'nda görevli 5 polis memurunun öldürülmesi, Temmuz 1992'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Cağaloğlu'ndaki binasına roketli saldırı düzenlenmesi ve emekli oramiral Kemal Kayacan'ın öldürülmesi gibi bir çok eylemi üstlendi

ÖRGÜT İÇİ AYRIŞMA


Özellikle 1991 yılı ve sonrasında aralarında Sinan Kukul, Niyazi Aydın, örgüt liderinin eşi Sabahat Karataş
gibi örgütün üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu pek çok örgüt
militanının öldürülmesi ve kimi yöneticilerin tutuklanmasından sonra
örgütün eylemlerinde azalma oldu. Bu süreci 1992 Eylül ayında örgütün üst düzey yöneticilerinden Bedri Yağan'ın
başında bulunduğu bir grubun "Dursun Karataş'ın örgütü benmerkezci bir
anlayışla ve bir merkez komite olmaksızın yönettiğini" savunarak Dursun
Karataş'ı gözaltına almalarıyla başlayan süreç sonucunda örgüt bölündü
ve iki kanat arasında çatışmalar yaşandı. Bedri Yağan'ın ve başka örgüt
yöneticilerinin 1993 yılında İstanbul'da bir polis operasyonu sonucu
öldürülmesinden sonra, Bedri Yağan kanadı büyük oranda etkinliğini
kaybetti.
Dursun Karataş yanlıları ise partileşme sürecini tamamladıklarını açıklayarak Mart 1994'de "Devrimci Halk Kurtuluş Parti-Cephesi" (DHKP-C) adını aldılar. DHKP-C de bugüne kadar aralarında Özdemir Sabancı suikastinin de olduğu bir dizi silahlı eylem gerçekleştirdi.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Devrmici_Deniz
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 426
Yaş : 23
Nerden : Tam Bağımsız Türkiye'den
Meslek : Devrimci Öğrenci
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: Dev-Sol   Perş. Haz. 12, 2008 2:33 pm

Paylaşım için teşekkürler...

_________________
Düşünüyorum, öyleyse beni de vurun!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Dev-Sol
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Devrimci Örgütler-
Buraya geçin: