Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 12 Eylül

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: 12 Eylül   Perş. Mayıs 15, 2008 3:14 pm

DARBELERLE SINANMIŞ HAYAT: 12 EYLÜL (14/09/1999)

HAREKATIN ADI: BAYRAK....

Aziz Türk milleti... İşte bu ortam içinde Türk silahlı kuvvetleri İç Hizmet
Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk milleti adına, emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış, ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur..."



Askeri darbe, 12 Eylül 1980 sabahı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren adına radyo ve televizyondan yayınlanan bildirilerle Türkiye'ye bu sözcüklerlerle duyuruldu. Türk demokrasisi üçüncü kez kesintiye uğramıştı...



Aslında 12 Eylül 1980 askeri darbesi öyle birden oldu bittiye getirilen bir müdahele değildi. Darbenin kökleri 12 Mart 1971 askeri müdahelesinin sonuçlarında yatıyordu. 12 Mart'ta bir muhtıra ile Süleyman Demirel Hükü meti'ni uzaklaştıran askerler, kendi açılarından birçok şeyi yarım bırakmışlardı. Anayasa, yasa değişiklikleri, askerin kafasındaki sistemi oturtmak için yeterli olmadı.



Müdahale süreci ise 1978 yılında başladı. Yılbaşında büyük umutlarla üçün cü Ecevit Hükümeti kurulmuştu. Ancak olayların gelişimi hükümetin tüm kontrolü elinden kaçırmasına neden oldu. Terör, daha büyük bir hızla art tı. Kıtlıklar, yokluklar ve karaborsa insanları canındanbezdirdi. Bütün bun lara Güneydoğu'daki gelişmelerde eklenince ordu,yönetimi gözaltına aldı. Komutanlar arasında ülkenin geleceği ileilgili tartışmalar da o zaman başla dı.



MARAŞ OLAYLARI ve İPEKÇİ SUİKASTİ



1978 Aralık ayında meydana gelen Kahramanmaraş olayları, Türkiye tarihin de bir dönüm noktası oldu. Bir sinemaya patlayıcı atılmasıyla gelişen olay lar, acımasız bir mezhep savaşına dönüştü. Üç gün üç gece çatışmalar sür dü. Çoğu Alevi olmak üzere 110 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. İşyerleri ve evler tahrip edildi. Katliam üçüncü gününsonunda askeri birliklerin müda halesi ile son buldu.



"1978 başında hükümeti kurduğum andan itibaren sıkıyönetim ilanına zorlan dım. Ama ben bunun doğurabileceği sonuçlardan kaygı duyduğum için kabul etmedim. Onun üzerine, 78 sonlarında bu çok acı Kahramanmaraş olayları meydana getirildi. Öyle inanıyorum ki, bu beni sıkıyönetim ilanına mecbur etmek için sorumsuzca yaratılmış bir olaydır."Aradan geçen 19 yıl sonra dö nemin Başbakanı Bülent Ecevit Kahramanmaraşolaylarını bu sözlerle değer lendiriyordu.



13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Ancak sıkıyönetim de terörün önlenmesi için yeterli olmadı. 1 Şubat 1979 günü Milliyet Gazetesi Başyazarı Apdi İpek çi'nin öldürülmesi, tüm ülkeyi şoka soktu. Bu suikasttan sonra herkese bir umutsuzluk çöktü.Terörün kasıp kavurduğu 1978-79'un Türkiye'si ekonomik alanda da batma noktasındaydı. Döviz yokluğundan petrol alınamıyor, bakan lar, petrol tankerlerinin rotalarını telefonla değiştirip Türkiye'ye getirmeye çalışıyorlardı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin yaşanan petrol sıkıntısını o zaman şu sözlerle dile getiriyor:



"Irak bize petrol vermeyi durdurmuştu.Tankerlerimiz orada beklıiyordu.Aklı ma Iraklı Devlet Bakanı Hamdani geldi. Kişisel dostluğumuz vardı. Kendisini telefonla buldum. Şahsen 40 milyon dolara kefil oldum ve tankerlerimizi doldurttum..."



Sıkıntı sadece petrolde yaşanmadı. Gıda maddeleri karaborsaydı.Tüpgaz ve tuvalet kağıdı için kuyrukların sonu görünmüyordu. Ekonomik krizi biraz ha fifletmek için acil kredi ihtiyacı gerekliydi. Ancak IMF'nin öne sürdüğü ko şullar Ecevit Hükümeti'nin kabul edemeyeceği şartlardı.Ecevit Hükümeti IMF'nin koşullarını kabul etmedi. IMF de para vermedi.

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum


En son ruzgar- tarafından Perş. Mayıs 15, 2008 3:50 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: 12 Eylül   Perş. Mayıs 15, 2008 3:26 pm


ASKER MÜDAHALE KARARI ALIYOR

Ekonomik kriz, kıtlık, yokluk, karaborsa ve bitmek bilmeyen terör umutları tüketmişken bu kez de Güneydoğu'da olaylar patlak verdi. PKK'nın saldırıla rı yoğunlaştı. Hilvan'da bir PKK'lının cenaze töreni gövde gösterisine dönüş tü. Eli silahlı militanlar ilçeyi kontrol altına aldı. Güneydoğu'da yaşanan bu olaylar askerin tavrını netleştirdi. Genelkurmay Başkanı ve 12 Eylül'ün Lide ri Kenan Evren yaşananları aradan 97 yılında şöyle değerlendirdi: "Kürtçüler, Apocular oralara hakimdi Diyarbakır'ı kendi başkentleri ilan et mişlerdi. Olaylar hiç eksik olmuyordu. O topraklar bizden gidiyordu. Kork tuğumuz nokta buydu."

Genelkurmay ile hükümet arasındaki çekişme, sıkıyönetimin genişletilmesi ve Güneydoğu'da genel silah araması konularındaki anlaşmazlıklarla sürdü. So nunda komutanlar işin bir askeri müdaheleye doğru gittiğine karar verdiler. Genelkurmay Başkanı Evren, ikinci Başkanı Orgeneral Haydar Salık'ı yanına çağırıp, emrini verdi:

"Bu iş böyle gitmez. Bir ekip kur ve ne gibi çözüm yolları bulunabilir, araş tır. Durumu bana rapor et. Unutmayın, çalışmalarınız gizlidir." Artık ipler askerin eline geçiyor ve asker müdahale için zaman kolluyordu.

DEMOKRASİNİN SON SEÇİMİ

14 Ekim 1979 ara seçimleri, en kritik noktaydı. O günlerde beklendiği gibi seçimlerde kargaşa çıkması halinde ordu gerekeni yapacaktı. Seçimler olay sız geçti. CHP ağır bir yenilgiye uğradı. Zaten 22 aylık iktidarı döneminde iyice yıpranan CHP milletvekili yapılan 5 ili de AP'ye kaptırdı. Başbakan Ecevit, "Görev sırası Demirel'de" diyerek istifa etti. AP Lideri Demirel al tıncı kez Başbakan oldu. MSP ve MHP'nin desteğiyle bir azınlık hükümeti kuran Demirel'in ilk işi terör konusuna el atmak oldu.Güvenoyu almadan Mil li Güvenlik Kurulu'nu topladı. Askerlere terörü durdurmaları koşuluyla ne gerekiyorsa vereceğini ifade eden Demirel'e asker; "Terörle başa çıkabili riz. Ancakyeterli yetkimiz yok, elimiz kolumuz bağlı" diyordu.

Hükümetle ordu arasındaki tartışma sürerken, komutanlar 21 Aralık 1979 günü İstanbul'da Selimiye Kışlası'nda biraraya geldi. Evren toplantı da ko mutanlarına; "Türkiye'nin kurtarılabilmesi için ne yapmak gerek?" diye sor du. Sonuçta, parlamento, siyasal partiler ve tüm anayasal kuruluşların uya rılması kararına varıldı. 26 Aralık günü bir mektup hazırlandı.Cumhurbaşka nı'na hitaben yazılan mektup, "Anarşi, terör ve bölücülüğe karşı parlemen ter demokratik rejim içerisinde Anayasal kuruluşların ve özellikle siyasi par tilerin" ortak tavır almaları istendi.

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e kendisine sunulan mektup karşısında ne ya pacağını bilemedi. Mektubu bir hafta saklayarak Başbakan Demirel ve CHP Lideri Ecevit'i Çankaya'ya çağırarak, durumu açıkladı. Mektubun ortaya çık ması Türkiye'de şok etkisi yarattı. Şokun ilk etkisi geçtikten sonra kimse mektuba muhatap olmadı.Siyasi partiler mektubun hedefi olarak sürekli bir birlerini gösterdi.

HARBİYE MARŞI

Mektup Türkiye'de hiçbirşeyi düzeltmedi. Müdahele adım adım yaklaşırken, ülkeyi yöneten sivil siyasetçilerin hiçbiri yaklaşan müdahelenin postal ses lerini duyamadı. Müdahelenin en güçlü işaretlerinden biri Erzurum'daki Kış Tatbikatı'nda geldi. Orduevinde konuşan Evren, "Kan dökmeyi göze alırsak, bunların hakkından bir ayda geliriz" diyordu.Evren'i dinleyen subaylar, aya ğa kalkıp hep bir ağızdan Harbiye Marşı'nı söyledi. Artık asker emrediyor, siviller dinliyordu. Mart ayı sonlarında Haydar Saltık oluşturduğu raporu
Evren'e sundu. Rapor da, yönetime tam müdahaleden başka çarenin olmadı ğı yazılıydı.

Askerler artık kararlarını vermişlerdi. İş sadece müdahalenin tarihine kalı yordu. 5 Mayıs 1980 günü Başbakan Demirel'le görüştükten sonra kararga ha dönen Evren, Saltık'' şu emri verdi:

"İki gün sonra Brüksel'e NATO tatbikatına gideceğim. Dönünceye kadar bü tün hazırlıklar tamamlansın. Radyo ve televizyona verilecek tebliğler,demeç ler hazırlansın. Bu partilerin memleketi felakete sürüklemelerine daha fazla siyerci kalamayız. Brüksel'den dönüşte bu işi halledelim."

16 Haziran günü Genelkurmay Başkanı, İkinci Başkan, kuvvet komutanları,sı kıyönetim komutanları toplandı. Harekata "Bayrak Harekatı" adı verildi. Üç gün süren toplantılar sonunda plan son şeklini aldı. 11 veya 12 Temmuz gü nü yönetime el konacaktı. Harekat emri özel kuryelerleordu ve sıkıyönetim komutanlarına dağıtıldı. İş sadece, Evren'in "başla" komutuna kalıyordu.An cak beklenmedik bir gelişme hareketı yarım bıraktı. Demirel Hükümeti aley hindeki gensorudan beklenenin aksine güvenoyu alarak çıktı. Güvenoyu almış bir hükümeti devirmek inandırıcı olmadığından, harekatın ertelenmesine ka rar verildi. Bu süre içinde yapılanlar büyük bir gizlilik içinde gerçekleştiril mişti...
Hükümetin ya da parlementerlerin en ufak bir şüphesi olmadı.

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ruzgar-
Yardımcı Admin
Yardımcı Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 359
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: 12 Eylül   Perş. Mayıs 15, 2008 3:50 pm


ÜLKEDE TANSİYON YÜKSELİYOR

Terör bildik yüzünü gösterdi. Ülke terör olayları ile iyice kaynamaya başla dı. Artık kimse güvende değildi. Hergün bir olay yaşanıyor ve yüzlerce in san ölüyordu. Çorum olayları katliama dönüştü.Eski Başbakan Nihat Erim ve eski DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesi,ülkede yaşanan kaosu arttırdı.

Temmuz ayının bilançosu 341 ölü, 510 yaralıydı. Günde ortalama 9 kişi ölü yordu. Ağustos'ta ölü sayısı 358'e çıktı.Asker müdahele de kararlılığını de vam ettiriyordu. Müdahalenin tarihi belirlendi. 12 Eylül 1980 harekat günü olarak saptandı. "Bayrak Harekatı" emri, birliklere yeniden dağıtıldı. Artık her şey hazırdı. Siyasiler yine habersizdi. Siyasilerin 12 Eylül sabahına ka dar hiç haberi olmadı.

Takvimler 11 Eylül 1980'i gösterirken, Adalet Partisi Genel Başkanı ve Baş bakan Süleyman Demirel'e bazı arkadaşları o gece darbe yapılacağına dair bilgiler aldıklarını ilettiler.Ancak Demirel'in bu gelişmeden haberi yoktu. O gün saat 17.00'de Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Cumhurbaşkanı Ve kili İhsan Sabri Çağlayangil haftalık olağan görüşmelerini yaptılar.Çağlayan gil, Demirel'in kuşkularını gidermek için Orgeneral Evren'e "Ordunun ve si zin rahatsızlığınız var mı" diye sordu. Yanıt kısa oldu; "Yok." Ancak birkaç saat sonra İstanbul'da zırhlı araçlar birliklerinden çıkarak önceden belirle nen görev yerlerine doğru yol almaya başlamışlardı bile. Türkiye, gündemde ki yerini hep koruyan bir askeri darbenin ilk saatlerini yaşıyordu.

Türkiye, derin bir uykuda yakalandı, 12 Eylül'e... Saat 03.00'te TRT ve
PTT istasyonlarına el kondu.Emniyet Genel Müdürlüğü ve polis tesisleri ses sizce ele geçirildi. Aynı dakikalarda Başbakan Demirel'in koruma polisleri, silahlarını askerlere teslim ettiler. Demirel, Ecevit ve Erbakan gözaltına alındı. Türkeş saklanmayı başardı. Birkaç dakika sonra Silahlı Kuvvetler te yakkuza geçirildi.

Saat 04.00'te Evren ve kuvvet komutanlarından oluşan Milli Güvenlik Konse yi'nin ilk bildirisi radyolardan okunmaya başlandı:

"Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriye ti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk milleti adına emir ve komuta zin ciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütü nü ile el koymuştur."

Parlamento feshedildi. Milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.Bütün yurt ta sıkıyönetim ilan edildi. Yurtdışına çıkışlar yasaklandı. Sokağa çıkma yasa ğı kondu. Ordu artık Türkiye'nin yönetimine tümüyle el koymuştu.Artık söz ordunundu. Ancak, zorluklar herkes için yeni başlıyordu.

BAHAR DARBELERİ

Darbeler kışı ve yazı beklemiyordu. Baharlar seçiliyordu darbeler için...12 Eylül Askeri Darbesi ise bir sonbahar günü gelip, ülkeyi uzun yıllar yaşana cak bir belirsizliğe sürükledi. 12 Eylül ne 27 Mayıs 1960İhtilali'ne, ne de 12 Mart 1971 müdahelesine benzedi. Hiçbir direnişle karşılaşmadı ordu. Hatta halk, askeri gelişini bir çok yerde sevinç gösterileriyle karşıladı.

Artık söz beş komutanın, özellikle Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kon seyi Başkanı Kenan Evren'in iki dudağı arasındaydı. Askerler iki yıldır sivil iktidarlardan isteyipte alamadıkları yetkilera artık sahip olmuşlardı. İlk ha reket birinci hedef olarak belirlenen teröre karşı başlatıldı. Bu arada 650 bin kişi gözaltına alındı. 230 bin kişi yargılandı. 49 kişi idam edildi.24 bin dernek kapatıldı. 10 bin kişi kamu görevlerinden uzaklaştırıldı. Bütün bun lar yapılırken hiçbir direniş olmadı. 12 Eylül hiçbir ayrım gözetmeden insan ların hayatını bir bahar günü kimilerinin alkışları ve sevinç gösterileriyle gelip, sonraları yıllarca acısı yüreklerden çıkmayacak bir sonbahar yaşatı yordu.

12 Eylül'e kadar en ince ayrıntısı hesaplanan,planlanan harekatın, 12 Eylül sonrası için pek hazırlık olmadığı ortaya çıktı. Kimin Başbakan olacağı tar tışmaları günlerce sürdü. Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Bülent Ulusu'da ka rar kılındı. Ecevit, Demirel, Erbakan ve Türkeş bir ay tutuklu kalıp serbest bırakıldı. Liderler bir yolunu bulup arkadaşlarını kontrol etmeyi başardılar. Hatta, liderlerin ambargosu yüzünde Milli Güvenlik Konseyi, yeni hükümete bakan bulmakta zorlandı.Sonuçta MGK, eski siyasilere 10 yıla varan siyaset yasağı koydu.


12 Eylül 1980 günü gerçekleştirilen darbenin izleri hala yaşıyor. Kimilerine göre 12 Eylül gerekliydi, kimileri ise darbenin gereksizliğini savunuyor. Bu gün uymak zorunda olduğumuz Anayasa o dönemin bir ürünü... O dönem si yaset yasağı konan liderler ise bugün aktif siyaset sahnesinin en önündeler. 12 Eylül'ün Başbakanı Demirel,aradan geçen 19 yıl sonra bugün Çankaya Köşkü'nde ve Cumhurbaşkanı. 12 Eylül öncesinin Başbakanı ve 12 Eylül CHP Lideri Bülent Ecevit, bugün DSP ile iktidarda. Yani aradan geçen 20 yıl sonra tekrar başbakan. Türkeş, geçtiğimiz yıl öldü. Erbakan 12 Eylül 1980'nin yasaklı liderlerinden biriydi. Şimdi de yasaklı. Altan Öymen 12 Eylül'ün kapattığı CHP'nin yeni Genel Başkanı. Deniz ****** siyaset sahne sinden 18 Nisan 1999 seçimleri sonucu aldığı ağır mağlubiyetle geçici de olsa emekli. Hikmet Çetin bugün meclisin dışında kalan isimlerden sadece
biri.

Aslında 12 Eylül'ün neleri değiştirdiği çok da net değil Herkes bu konuda farklı şeyler ileri sürüyor. Ortadaki tek gerçek 12 Eylül'ün bilançosu ve karnesi.

12 EYLÜL'ÜN TAKVİMİ

12 Eylül 1980: "Önce İstiklal, arkasından Harbiye Marşı. Hayatın yine kop tuğu bir an. Beş general 600 üyeli TBMM'nin yasama ve yürütme yetkisini beş başlarına kullanmaya başladılar. Ülkede her şey yasak."

16 Eylül 1980: "Milli Güvenlik Konseyi ikinci bir emre kadar bütün grev ve lokavtları erteledi. Aranan sendikacılardan 950'si teslim oldu. Grevdeki 51 bin işçi işbaşı yaptı.DİSK ve MİSK yöneticilerinin en geç akşam saat 18.00 'de teslim olmaları çağrısı yapıldı."

17 EYLÜL 1980: ''Gözaltı süresi uzatıldı.''

18 Eylül 1980: "Milli Güvenlik Konseyi'nin başkan ve dört üyesi TBMM onur salonu'nda törenle yemin etti.

19 Eylül 1980: "1402 sayılı yasada yapılan değişiklikle sıkıyönetim komutan ları bütün kamu personelini gerekçesiz görevden alabilecek.

7 Ekim 1980: "Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu sabaha karşı Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi."

11 Ekim 1980: Türkeş ve diğer milletvekilleri dahil 36 MHP'li hakkında gı yabi tutuklama kararı verildi."

15 Ekim 1980: "Erbakan ve diğer MSP'liler 2 Numaralı Askeri Mahkeme ta rafından tutuklandı."

30 Ekim 1980: "Ecevit CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti."

10 Kasım 1980: "Onur Yayınları Sahibi İlhan Erdost Mamak Askeri Cezae vi'ne götürülürken, dövülerek öldürüldü."

3 Aralık 1980: "17 yaşındaki liseli Erdal Eren 17 günlük yargılamadan son ra idam edildi."

19 Aralık 1980: "DİSK davası başladı."

27 Aralık 1980: " Toplu iş sözleşmesi dolan işyerlerinde, yeni toplu iş söz leşmesiyle ilgili yetkiler, kurulan yüksek hakem kuruluna verildi."

24 Nisan 1981: "MSP'lilerin yargılanmasına başlandı. Erbakan için 14-36 yıl hapis isteniyor."

29 Nisan 1981: "Toplam 587 sanıklı MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında Türkeş dahil 220 sanık hakkında idam isteniyor."

2 Haziran 1981: "MGK'nın meşhur 52 numaralı kararı çıktı. Bu karar pek
çok şeyi yasakladığı gibi, yasakların tartışılmasını ve eleştirilmesini de ya saklıyordu."

5 Haziran 1981: "21 yaşındaki Cevdet Karakaş sabaha karşı idam edildi."

6 Haziran 1981: "TİP Başkanı Behice Boran ve TÖB-DER Başkanı Gültekin Gazioğlu Türk vatandaşlığından çıkarıldı."

10 Haziran 1981: "23 yaşındaki Veysel Gürsoy idam edildi."

13 Haziran 1981: "Bülent Ersoy'a sahne yasağı kondu."

25 Haziran 1981: "İki idam daha gerçekleştirildi."

26 Haziran 1981: Başkan Abdullah Baştürk ve 51 DİSK yöneticisi için aske ri savcı idam istedi."

9 Temmuz 1981: "Danışma Meclisi'ne aday adayı olma başvuruları başladı. İlk başvuruyu yapan emekli bir astsubay."

22 Temmuz 1981: "Evren Erzurum konuşmasında "Artık yeni aldığımız bir kararla ilk ve orta okullarda, liselerde mecburi din dersi konacaktır" dedi.

24 Temmuz 1981: "Askeri mahkeme Erbakan ve 9 MSP'li için tahliye kara rı verdi."

12 Ağustos 1981: "Takip edilecek şahıslar hakkında alt maddeleri de bulu nan 35 maddelik bir belge yayınlandı."

14 Ağustos 1981: "2 Danışma Meclisi için 'aday adayları'nın başvuru süre si sona erdi. MGK 6 bin kişi arasında seçim yapacak."

15 Ağustos 1981: "Uluslararası Hür Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU),
Genel Sekreteri Sadık Şide'yi 12 Eylül hükümetine Sosyal Güvenlik Bakanı olarak veren Türk-İş'in üyeliğini askıya aldı. Dev-Sol Davası başladı. Savcı 141 idam istedi."

12 Ekim 1981: "Ecevit dört konuşma nedeniyle yargılandı. Danışma Meclisi üyeleri MGK tarafından açıklandı."

15 Ekim 1981: " Ülkedeki bütün siyasi partiler kapatıldı."

23 Ekim 1981: "Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı. Yeni meclis toplantı yaptığı sırada, eski meclisin 14'ü MSP'li, 11'i MHP'li, 4'ü CHP'li, 1'i AP 'li 1'i bağımsız toplam 31 milletvekili tutuklu bulunuyordu."

26 Ekim 1981: "Nazlı Ilıcak'ın siyasi partilerin kapatılmasını eleştiren iki yazçısı üzerine Tercüman Gazetesi süresiz kapatıldı."

2 Kasım 1981: "Ecevit MGK'nın 52 numaralı kararını ihlalden 4 ay hapse mahkum oldu."

6 Kasım 1981: "2547 sayılı Yükseköğretim Yasası resmi gazetede yayımla narak yürürlüğe girdi."

3 Aralık 1981: "Ecevit hapse girdi."

20 Aralık 1981: "Bankerler birbiri ardına ortadan kaybolmaya başlıyor.Ban ker haberlerinin verilmesi yasaklanıyor."

25 Aralık 1981:"TÖB-DER daasında 50 sanık 1-9 yıl hapse mahkum oldu."

15 Mart 1982:"Ulusu Hükümeti'nin Devlet Bakanı İlhan Öztrak resmen açık ladı: Uluslararası Af Örgütü'nün 60 işkenceyle ölüm iddiasından 15'i doğ ru."

24 Mart 1982: "İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü cadde, sokak, meydan ve parklara 12 Eylül öncesinde verilymiş olan,'milli birlik ve bütünlüğümüzle bağdaşmayan' isimlerin derhal değiştirilmesini isteyen bir genelge yayımladı."

10 Nisan 1982: "Ecevit yine hapse girdi."

17 Mayıs 1982: Barış Derneği Davası başladı. 30 sanık hakkında 8 yıldan 30 yıla kadar hapis istendi."

21 Haziran 1982: "Banker Kastelli kaçtı."

1 Temmuz 1982: "Sosyalist veya sosyal demokrat partilerin iktidarda oldu ğu beş Avrupa ülkesi Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na şikayet etti."

13 Temmuz 1982: "Geçici maddeler dışında 200 maddeden oluşan yeni ana yasa tasarısı açıklandı."

4 Eylül 1982: " Askeri savcı 10 DİSK uzmanı için idam istedi."

19 Ekim 1982: "186 idam istemli Ana Dev-Yol davası başladı."

7 Kasım 1982: "Yeni Anayasa için halkoylaması yapıldı. 16 milyon 945 bin 545 'Evet', 1 milyon 584 bin 661 'hayır' oyu çıktı. Bu arada Evren 7 yıl lığına Cumhurbaşkanı seçilirken, Milli Güvenlik Konseyi de 2 yıl 1 ay 24 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüştü."

25 Kasım 1982:"Muhbir güvenliği genelgesi yayımlandı. Ankara'da darbenin ilk yılında 20 bin 921 ihbar yapıldı. Bu ihbarlar da 18 bin 525 kamu görev lisi hakkında işlem yapıldı."

24 Nisan 1983: "Siyasi Partiler Yasası çıktı."

20 Mayıs 1983: "ANAP kuruldu."

1 Temmuz 1983: "Evren Genelkurmay Başkanlığını Kara Kuvvetleri Komuta nı'na devretti."

6 Kasım 1983: "Yasaklı, vetolu seçimler yapıldı. Seçime giren bütün parti ler derece aldı. Çünkü üç partiye izin verildi. Seçime girmek isteyen 15 si yasi partiden 12'si, 750 kurucu adaydan 435'i, 1682 milletvekili adayının 672'si veto edildi."

13 Şubat 1985: "MSP davasının sanıkları yargılandıkları askeri mahkeme ta rafından aklandı."

26 Mayıs 1985: "Ankara Sıkıyönetim Komutanı Bilim ve Sosyalizm yayınla rına ait 133 bin 607 kitabın imha edilmesini emretti."

11 Haziran 1985: " Pişmanlık Yasası yürürlüğe girdi. Bir buçuk yıl içinde 497 başvuru oldu. Bunlardan 29'u geçerli itiraf sayıldı."

7 Nisan 1987: "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası bitti. Türkeş'e 5 yıl 11 ay 8 gün hapis cezası verildi."

6 Eylül 1987: "Eski siyasi ledirlerin siyaset yasaklarının kalkmaması için halkoylaması yapıldı. Yüzde 49'luk 'hayır' oyuna karşılık, yüzde 51'lik 'evet' oyu çıkınca, Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve diğer siyasi parti yöneticileri siyaset yapma hakkı kazandı."

18 Haziran 1988: "ANAP Büyük Kongresi'nde ülkücü Kartal DemirağTurgut Özal'a başarısız bir suikast girişiminde bulundu."

25 Eylül 1988: "Cezaevlerinde büyük tepki ve direnişle karşılanan Adalet Bakanlığı'nın 1 Ağustos Genelgesi uygulanmaya başlandı."

2 Ağustos 1989: "Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nde 29 Haziran'da başlayan
açlık grevi sırasında tünel bulundu gerekçesiyle, koğuşlara baskın yapılarak Nazilli ve Aydın'a sevkedilmek üzere arabalara doldurulan mahpuslardan Hü seyin Hüsnü Eroğlu ve Mehmet Yalçınkaya öldürüldü. Açlık grevi 52.günün sonunda bitirildi."

1 Kasım 1989: "Özal ANAP'lı milletvekilleriyle Cumhurbaşkanı seçildi."

9 Kasım 1989: "Evren Cumhurbaşkalığını Özal'a devrederek Marmaris'e çe kildi. Hala orada."

_________________
Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Bir Türkiye İstiyorum


En son ruzgar- tarafından Perş. Mayıs 15, 2008 5:18 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dejavu__dt
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 261
Kayıt tarihi : 04/05/08

MesajKonu: Geri: 12 Eylül   Perş. Mayıs 15, 2008 4:25 pm

Paylaşım için saol.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
-DEVRİMCİ-
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 541
Nerden : Denizlerin Yolundan..
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: 12 Eylül   Perş. Haz. 05, 2008 7:07 pm

paylaşım için teşekkürler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
12 Eylül
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Trendy eylül sayısında 4 yüz !
» ASILAN ÜLKÜCÜLERİN HİKAYESİ
» 18 Eylül 2010 Burç Yorumları ...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Devrim Tarihi-
Buraya geçin: