Adımlarımız Yeri Göğü Sarsıyor, İhtilalimiz Büyüyor...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 -31 Mayıs 1971 Nurhak-

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TekYolDevrim
Bitanecik Admin
Bitanecik Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 349
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: -31 Mayıs 1971 Nurhak-   Perş. Mayıs 01, 2008 8:04 pm

Nurhak:
Bir Kır Gerilla Deneyimi


31 Mayıs 1971 günü Maraş'ın Nurhak
bölgesinde İnekli Köyü yakınında Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)
gerillalarının pusuya düşürülmesinden bu yana 22 yıl geçti. Bugün THKO adlı bir
örgüt fiilen mevcut değildir. 1974'lerde "sosyal-emperyalizm" teorilerine
yönelen bir kısım THKO üyelerinin "parti" konusundaki "eksikliklerini" gidermek
amacıyla TDKP'yi oluşturmaya yönelmeleri THKO'nun fiziki ve politik olarak
sonunu oluşturan bir adım olmuştur. Kendilerini THKO-Mücadelede Birlik olarak
tanımlayan kesimin "mucize adam"ının aynı amaçla TKEP'i oluşturmaya yönelmesi
THKO adının THKO-TDY dışında tümüyle politik plandan çıkmasına neden olan son
adımdır. Böylece THKO, Türkiye Devrimi'nde Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil, Yusuf
Aslan, Kadir Manga, Alpaslan Özdağan ve Hüseyin İnan'la devrimci bir politik
örgüt olarak yerini almıştır.
THKO, kısa süren gerilla savaşıyla bir
dizi deneyimi ve bu deneyimden çıkan dersleri barındıran özel bir tarihsel
olgudur. İçerdiği "fokocu" gerilla savaşı anlayışıyla içine girdiği açmazları,
önder kadroların yitirilmesinden sonra kalanların silahlı devrimci savaşı terk
etme tutumlarıyla aşamaması, örgüt olarak yok oluşu getirdiyse de, şehir ve kır
gerilla savaşının ülkemizdeki ilk başlatıcıları olarak zengin deneyimler
bırakmıştır. Bu deneyimlerin yanında THKO'nun 1971 yılında gerçekleştirdiği
silahlı eylemler, ülkemizdeki devrimci mücadelenin gelişiminde önemli bir etki
bırakmıştır.
THKO, devrimci silahlı mücadelenin Deniz Gezmiş'le
simgeleşen kurallarının ortaya çıkmasında da önemli bir yere sahiptir. Sivil
halka zarar vermemek, tutsak edilmiş emperyalizmin ve oligarşinin silahlı
unsurlarına insanca davranmak vb. bazı kuralların halkın bilincine kadar
yerleşmesinde etkili olmuştur. 1971-72 döneminde THKP-C'nin devrimci silahlı
mücadelenin sürdürülüşünde gösterdiği kararlılıkla birleşen bu değerler, daha
sonraki dönem üzerinde derin izler bırakmıştır.
Herşeye karşın
THKO'nun kır gerilla deneyimi, başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, ülke
tarihindeki ilk olma özelliğiyle birleşerek düşman tarafından kuşatılmış bir
arazide kır gerilla savaşının hazırlığı, başlatılması ve sürdürülmesi konusunda
önemli derslerle doludur.
THKO'nun kır gerillası deneyiminin ana
özelliği, düşman tarafından kuşatılmış iç bölgelerde gerilla savaşının
örgütlenmesidir. Açık sınır ilişkilerinin kullanılmadığı, sınırların sadece
askeri lojistik için belli bir işleve sahip olduğu bir gerilla savaşı olarak
ortaya çıkmıştır.
İkinci özelliği ise, "uygun alan-uygun nüfus"
ilişkisinin gerillanın planlanmasında ve yer seçiminde bir ölçüt olarak
kullanılmasıdır.
Böylece THKO, alışılagelmişliğin dışına çıkmış ve
sadece belli bir örgütlülüğün varolduğu, dolayısıyla ilk kadro sorununun
kendiliğinden çözüldüğü bir kavrayışın dışında kalmıştır. Amaç, kır gerilla
birliğinin kırsal alanlarda köylülüğü örgütleyerek bir halk ordusu (düzenli
ordu) haline gelmektir. Böylece hareketli gerilla birliğinin, gelecekteki halk
ordusunun çekirdeği olması ve halk ordusunun bu birliğin gelişimine bağlı olarak
oluşturulması anlayışı THKO'nun faaliyetini belirlemiştir.
Üçüncü
özelliği ise, kır gerilla savaşını 3-5 kişilik silahlı grupların eylemlerinin
gelişimi olarak değil, kır gerilla birliğinin eylemliliği olarak ele
almasıdır. Doğal olarak, bu gerilla birliğinin, gerek kitle içinde genişlemesi,
gerekse lojistik desteğini sürdürebilmesi "birlik" düzeyinde ele
alınmıştır. (Pratikte ülkemizdeki milli krizin olgun olduğu düşünüldüğünden
gerilla savaşının -Öncü Savaşıhızla Halk Savaşına dönüşeceği varsayılmıştır. Bu
da hazırlık aşamasından, gerillanın faaliyet dönemine kadar her alanda kendisini
hissettirmiştir.)
Bu temel özellikleri ile THKO'nun kır gerillası
hazırlıkları, kendi perspektiflerine uygun olarak sürdürülmüştür.
Kır
gerilla savaşının hazırlık aşamasını Brezilya deneyimi ışığında Quartim şöyle
ortaya koymaktadır:

"Debray'ın önemsemediği gerilla fokosunun hazırlanışı, tüm
devrimci savaş içersinde en az ötekilerden herhangi biri kadar önemli temel bir
basamaktır. Bu basamak, Debray'ın yazılarında devrimci sürecin bir aşaması değil
de, devrimin bir çeşit tarih öncesi olarak yer alır. Devrimde Devrim'in sonunda
kesin olarak 'politik harekete girmek isteyen biri askeri fokodan geçmelidir'
der. Bu yüzden en önemli soru -ne yapmalı?- ile karşılaşan devrimcilere verdiği
cevap çok basittir: Bir askeri foko kurun. Taktik soruya da -askeri foko nasıl
kurulur?- verdiği cevap aynı ölçüde basittir: Askeri eğitimle kadroları bir
araya toplayın, para ve techizat edinin, hareket alanlarında depolar kazın,
savaş alanlarını tanıyın, hareket savaşı ile oyalamak için düşmanın gelişini
bekleyin.
'Başarılı bir pusu, işkencecinin yok edilmesi, nakledilen
silahlara el koyuş, bunlar herhangi bir Amerikan ülkesinde ortaya çıkabilecek
reformist yüreksizliğe en iyi cevaptır.' (Bkz. R. Debray: Devrimde Devrim)

Debray'ın görmediği, gerilla mücadelesini başlatmaya hazır olan bir devrimci
örgütün en önemli sorununun bu olmadığıdır. Daha kötüsü yalnız askeri eylemlerin
politik etkilerine önem vermek, politik sorunları askeri mücadelenin içinde
boğmaktır."
THKO'nun sağ kalan kadroları (ki
hemen hemen tamamı daha sonra THKO çizgisini terk etmişlerdir) 1974 yılında
yayınladıkları "Geçmişin Eleştirisi"nde hazırlık aşamasını şöyle ortaya
koymuşlardır:

"Halk Savaşı süresi içinde diğer herhangi bir aşama kadar önemli
olan hazırlık aşamasında, sadece gerilla kolunun 'teknik olarak' yaratılması;
belirli bir alanda silahı, sırt çantası, haritası vs. ile birlikte bir 'askeri
birlik' olarak yerleştirilmesi ve bu anlamda 'harekete geçmeye hazır' bulunması
açısından bakıldı."
Aynı yerde kırdaki hazırlıklar şöyle
anlatılmaktadır:

"İlk adımlar açısından hareket ve gelişme alanı olarak seçilen
bölge, başta, önemli bir devrimci kitle potansiyeline sahip olması, diğer
bölgelerle kıyaslandığında küçümsenmeyecek düzeyde yerel militan kadroların
varlığı, askeri koşullar bakımından nisbeten elverişli de sayılabilecek konumu
vb. gibi özellikleriyle seçimi doğru yapılmış bir bölgedir.
Hazırlık
çalışmaları bu son derece uygun şartlar üstünde, fakat yine son derece sınırlı
-her yanıyla sınırlı- bir kadro ile ve çok sınırlı hedefler üstünde yürütüldü.
Bu hedefler, kısa vadede, gerilla kolunun teknik ve diğer günlük ferdi
ihtiyaçlarını (silah, teçhizat vs.) kapsıyordu. Köylülerle kurulacak örgütsel
veya politik ilişkiler, yerel devrimci kadrolarla oluşturulması gereken bağlar
(hareketimize çok açık eğilim duymakta olanlar da dahil) bu hedeflere
girmiyordu. Gerilla kolunun oluşturulması sorunu, bir 'askeri devriye'nin
oluşturulması sorununa indirgenmişti. Şehirden 20 arkadaşın kıra geçirilmesi ve
banka eylemlerinden elde edilen maddi olanaklarla, onların askeri donatımının
tamamlanmasıyla herşey 'halledilmiş' oluyordu"
İşte bu hazırlık
aşamasındaki hatalar THKO'nun kır gerillasının pratikte karşılaştığı sorunları
aşmasını da engellemiştir.
Herşeye rağmen THKO, kendi perspektifi
doğrultusunda kır gerillasını oluşturma kararlılığını göstermiştir. Kentlerdeki
kadroların kırsal bölgeye aktarılması, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin
İnan'ın yakalanmalarıyla birlikte yöneticilik düzeyinde önemli bir engelle
karşılaşmıştır. Daha sonraki günlerde gerilla birliği içinde başgösteren
başıbozukluk, hepsinden önemlisi Sinan Cemgil'lerin grubunun pusuya
düşürülmesinden sonra diğer grubun kendi kendini dağıtması bu kayıpların önemini
ortaya koymuştur.
Denizlerin yakalanmasına rağmen kır gerilla birliği
oluşturulmuştur. Birlik, "eylemler koymadan önce gerilla kolunun doğal şartlara
uyumunu ve 'fiziki' dayanıklılığının artırılabilmesi için 'yürüyüş-konaklama,
tekrar yürüyüş-tekrar konaklama' şeklinde durağan bir hareketliliğe" geçer.

Daha ilk günden itibaren kentlerden gelen kadroların koşullara
uyumsuzluğu ortaya çıkmıştır. Ama en önemli sorun gerilla birliği içindeki
bozulmayla ortaya çıkmıştır. Karşılıklı küfürleşmeler, bencillikler,
tembellikler, kaytarmalar, nöbet tutmayı savsaklamalar bu bozulmanın ifadeleri
olarak görünür. Yiyeceklerin bile bireysellik konusu olması, bozulmanın en uç
noktasına ulaştığını ortaya koyuyordu.
Tüm bu faaliyetler sırasında
politik faaliyet sürekli ikinci planda kalmıştır. Rastgele ilişkiler gerillanın
dış bağlantılarını sağlıyordu.

"Bu ilişkiler sadece, zorunlu günlük gereksinmelerden ya da
istihbarat elde edebilmek için 'dolaylı sorgu' temeli üstünde oluşuyor ve bunun
dışında, politik nitelikte her türlü ilişkiden dikkatle kaçınılıyordu. (Basit
bir örnekleme gerekirse; komandolar gerilla birliğini izliyorlarken bile,
köylülerin ne olup olmadığımızla ilgili sorularını, her seferinde, ancak gerçek
kimliğimizi gizleyerek cevaplandırıyorduk, o ki, köylülerin -biraz güç ama, hiç
radyo dinlemediklerini varsaysak bile- bizi tanımıyor olmaları biraz su
götürür.)"
THKO gerillalarının bu "kendilerini soyutlamaları"na
ilişkin bir "avcı" hikayesi M. Yalçıner'in günlüğünde şöyle geçmektedir:

"6 Mayıs, Perşembe. Öğlene doğru aşağı dereye H. Ali'nin oraya
balık tutmaya gittik. İnsan görünce boğazı keşfe karar verdik. Tam geçitte yemek
yerken Çavuşkır'dan yedi avcı bastırdı. Konuştuk. Pek fena insanlar değillerdi.
Az ekmek katık verdiler. Keşfe çıkan iki kişiyi, velhasıl hemen herkesi
gördüler. Tahminimce ne olduğunu anlayamadılar. Geçitin ortasında nöbetçisiz
yemek yememiz büyük eşeklik. Kanımca bu iş böyle yürümez. Ya doğruyu
söyleyeceğiz ya da hiç görünmeyeceğimiz yerlerde olacağız. Yalan konuşurken ters
şeyler söylemek gerekiyor bazan"
Bu hareket tarzın "Geçmişin
Eleştirisi"nde şöyle değerlendirilir:

"Oysa gerilla kolunun güvenliği, onun 'gözden uzak' ve
'ulaşılması güç sarp alanlar'da yaşamasıyla sağlanamaz. Coğrafi bakımdan çok
çetin şartlara dayanmak, gerilla için çok önemli bir avantaj değildir. Hele bunu
halkın yaşamadığı alanlarla özdeşleştirmek, -olsa olsa- bu tali avantajı karşı
avantaja dönüştürmek olur. Kaldı ki o, salt bu avantajından dolayı (bu avantajı
birinci plana almakla) değil, kendini geliştirmek ve aşmak, düşmanın baskı gücü
karşısında kendisini askeri planda koruyabilmesi bile mümkün olmaz. Gerilla,
baştan itibaren, giderek artan ölçüde, sınıf ve kitle temeline dayanarak; bu
temeli, doğal olarak öz yapısında bulunan avantajlarla seyyar silahlı güç olma;
silahlı savaşı yürütme ve savunmayı son derece 'esnek' ve şaşırtıcı taktiklerle
ve nisbeten (baskı güçleri için) 'çetin alanlarda' yapma avantajlarla sürekli
olarak birleştirerek ve mutlaka da 'politik öncü' durumuna yükselmeyi
hedefleyerek -bu hedefe vararak- bu görevi; kendini geliştirme ve aşma
(dolayısıyla da korunma) görevini başarabilir.
'Sarp ve çetin
alanları' ve de 'soyutlanma'yı birinci plana almak özünde gerillayı sıradan bir
'baskın grubu', bir 'devriye kolu'na indirgemek olur. Halbuki o, baştan beri
tekrarladığımız gibi bir askeri güç olmaktan çok, bir 'politik güç'tür. Tayin
edici yanı 'politik' yanıdır. Onu 'stratejik kuvvet', hareketini de 'stratejik
hareket' haline getiren bu niteliğidir."
THKO'nun Nurhak gerilla
faaliyeti, 1971 Mayıs sonlarında Kürecik Amerikan radar üssünü basmaya karar
vermeleriyle eylemliliğe geçiş durumuna gelmiştir. Bu eylem kararı, gerilla
kolunun dağlarda varolmasına rağmen, ülkedeki gelişmeler karşısında "hiçbirşey
yapamamış olma" psikolojisine girmesiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu durumu ve
sonuçlarını "Geçmişin Eleştirisi"nden okuyalım:

"Kolu coğrafi olarak dahi bilinmeyen, tanınmayan bir bölgede,
yeterli istihbarata dayanmayan -serinkanlılıkla değerlendirilince- tümüyle
yanlış ve hatalı olarak hesaplanan eylemler planlamaya yönelten, başta bu
psikolojik etki oldu. İçlerinde yönetici arkadaşların da bulunduğu bir grup,
birbirinden oldukça uzak -300 km. kadar- ve oldukça önemli iki hedefe bir kaç
günlük bir süre içinde eylem koymakla, geriye kalan arkadaşların tümü de
eylemlerin yol açacağı yeni güçlüklerin daha kolay karşılanabilmesi için,
alışkanlık olduğu üzere 'daha güvenlikli bir başka bölgeye' çekilmekle
görevlendirildiler.
Eylem koymayı üstlenen arkadaşların en ufak bir
ilişkiye sahip olmadıkları ve hiç tanımadıkları bir alanda pusuya düşürülmeleri,
birinci darbe (kıra geçişte merkez kadronun kaybedildiği darbe) ile aynı
nitelikli (taktik planda düşman gücünün alabildiğince küçümsenmesi olgusundan ve
özünde, 'eylem'i salt bir askeri sorun olarak değerlendirmekten kaynaklanan) ve
aynı şekilde yönelen ikinci bir darbe olarak, kırdaki pratiğimizi noktalayan
ikinci bir yara oldu."
30 Mayıs 1971 günü Nurhak'ın İnekli Köyü
yakınlarında pusuya düşürülen THKO gerillalarında Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan
ve Kadir Manga çatışmada öldürülmüş ve kalanlar yakalanmıştır. Ve böylece
ülkemiz tarihinin ilk devrimci kır gerillası deneyimi noktalanmıştır.

1972 sonlarında İ. Kaypakkaya ve arkadaşlarının Tunceli bölgesinde gerilla
örgütleme girişimleri, ayrı bir perspektiften -Çin örneğinden- hareket etmekle
birlikte, hemen hemen benzer eksiklikler ve hatalarla gelişmeden sona ermiştir.

THKP-C'nin 1972 başlarında kır gerillasını oluşturmaya yönelik
hareketi ise, Denizlerin idamlarını engellemeye yönelik eylem sonrasına
ertelenmiştir. Ama Ünye radar üssünde görevli iki İngiliz ile bir Kanadalının
tutsak edilmesi eylemi, aynı zamanda THKP-C'nin kır gerilla savaşının hazırlığı
ve başlatılması yönündeki anlayışına uygun olmuştur. Şehir gerilla savaşından
kır gerilla savaşına geçişin özgün bir biçimini planlayan THKP-C, Kızıldere'de
önder kadrolarının imha edilmesiyle bunu tam olarak pratiğe geçirememiştir.

Bu deneyimler, özel olarak da THKO'nun Nurhak deneyimi, düşman
tarafından kuşatılmış bir bölgede stratejik bir güç olarak gerilla birliğinin
oluşturulması ve harekete geçirilmesi konusunda, taktik, stratejik ve pratik bir
dizi dersle doludur. Bu derslerin en önemlisi, kır gerilla savaşının açık bir
savaş olması ve kır gerillasının stratejik bir güç olarak var edilmesidir.

Kır gerilla savaşının ve kır gerillasının, uzun bir savaş sürecinin temel
taşı olduğu bir yana bırakılarak, salt örgütsel ya da propagandatif amaçlarla
ele alınması, bu deneyimlerin ve bu savaşın dışında değerlendirilmek zorundadır.

Yaşananlar bir kez daha THKO'nun Nurhak deneyiminin önemini
göstermektedir. Ve Türkiye'de kır gerilla savaşı bu deneyimleri doğru
değerlendirerek gelişecektir. Bu yolda şehit düşen tüm devrimcilerin, bu
bağlamda, zaferdeki katkıları hiç unutulmayacaktır.

_________________

"Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı
yıldızlara
bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün
altında yaşıyoruz." AUNIUS AURELİUS SIMACHUS
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
adalı
Test-Mod
Test-Mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 325
Nerden : 6 Mayıs 1972 tarihinden
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Geri: -31 Mayıs 1971 Nurhak-   C.tesi Mayıs 03, 2008 2:16 am

Paylaşım için sağol
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Devrmici_Deniz
Moderatör
Moderatör
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 426
Yaş : 23
Nerden : Tam Bağımsız Türkiye'den
Meslek : Devrimci Öğrenci
Kayıt tarihi : 20/04/08

MesajKonu: Geri: -31 Mayıs 1971 Nurhak-   C.tesi Mayıs 03, 2008 2:09 pm

mare_nostrum__ demiş ki:
Paylaşım için sağol

_________________
Düşünüyorum, öyleyse beni de vurun!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
-31 Mayıs 1971 Nurhak-
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Siyaset :: Devrim Tarihi-
Buraya geçin: